6 Eylül 2012 Perşembe

Besmelenin hikmeti ile ilgili güzel bir hikaye

 Besmelenin hikmeti ile ilgili güzel bir hikaye

Bir zamanlar İstanbul’un Fatih semtinde Berber Ali isminde mütevazı bir amca yaşardı. Çocukları çok seven Ali Amca bu körpecik fidanlara elinden geldiğince, dilinin döndüğünce iman hakikatleri hakkında bilgiler verir hikayeler anlatırdı. Yaz tatili gelip, okullar kapanınca Ali Amcanın dükkânının önü çocuklarla dolardı. Ali Amca bir taraftan müşterilerinin tıraşını yaparken, bir taraftan da göz ucuyla, "torunlarım" dediği çocukların oyunlarını izlerdi. Temmuz ayının sıcakları kendini göstermeye başladığında çocuklar sık sık evlerine su içmeye giderler ve sıcaktan etkilenmemeleri için anneleri uzun bir süre çocuklarını sokağa yollamazlardı. Çocukların içinde yaramaz olduğu kadar bir o kadar zeki olan Demet isminde bir çocuk vardı. Demet yine çok susamış, dili damağı kurumuştu. Eve gidip su içse annesi sokağa yollamayacak, arkadaşlarından ve oyunlardan mahrum kalacaktı. Hemen aklına Ali Amca geldi ve onun dükkânından su içmeyi düşündü. Demet, Ali Amcanın berber dükkânına gitti ve utangaç bir ifadeyle:
— Şey ... Biraz su içebilir miyim, diye izin istedi. Ali Amca:
— İçebilirsin, ama bir şartım var, dedi. Demet, şartının ne olduğunu sordu.
— Su içmeden önce Bismillah, içtikten sonra şükür Allah diyeceksin, dedi Ali Amca.
Demet:
— Bundan kolay ne var, deyip suyu içti. Tabiî basta Bismillah, sonunda da şükür Allah demeyi unutmadı. Artık mahallenin çocukları eve gitme zahmetine katlanmıyor, Ali Amcanın
dükkânından su içiyorlardı. Ali Amca dükkânından kapının önüne bir musluk bağlatmış ve su içen çocukları takip altına almıştı. Şartına uymayanlara:
— Bir daha su içirmem bak, Besmeleyi ve şükretmeyi unutmayın, diyordu.
Çocuklar bu şarta o kadar alışmışlardı ki, artık evlerinde su içmeden önce mutlaka "Bismillah", içtikten sonra da "Şükür Allah" diyorlardı. Demet'in babası her aksam olduğu gibi, aksam yemeğinde içki içiyordu. Babası yudumlamak için kadehi kaldırmıştı ki, Demet hemen atıldı:
— Baba dur bir dakika, Bismillah demeden içme.
Babası her ne kadar:
— Kızım, bu zıkkımı içerken Besmele söylenmez, dese de, Demet ısrarla babasına, Bismillah demesinin gerektiğini anlatıyordu. Artık her aksam bu hadise devam edince Demet'in babası evde içki içmekten utanır hâle gelmişti. Utancından evde içki içmiyor, içmeye dışarıda devam ediyordu. Aradan bir süre geçti. Ali Amca bir gün müşterisini tıraş ediyordu. İçeriye başörtülü bir kadın girdi.
— Ali Amca, dedi. Sana teşekkür etmeye geldim.
Tıraşı bırakıp kadına döndü. Şaşırmıştı. Bu kadın niçin teşekkür ediyordu?
— Anlamadım, dedi. Ben ne yaptım ki?
— Esimi kurtardınız, dedi kadın.
Meğer Demet'in babası, dışarıda bile içki içmeyi bırakmış ve namaza başlamış. Yıllardır esinin içkiyi bırakması için yalvaran, gözyaşıyla dualar eden kadın, onun namaza başladığını görünce sevincinden ne yapacağını şaşırmış. Bunları dinleyince basını önüne eğip duygulanan Ali Amca, iyi niyetle yapılan küçük bir hizmetin bile ne büyük bir netice verdiğini görmüştü.
— Şükürler olsun Rabbim, dedi. Ben sadece su ikram etmek istemiştim. Ama Sen, muhtaç bir kuluna, ebedî saadetin yolu olan hidâyeti ihsan ettin.
22 Eylül 2010 Çarşamba, 11:30 · tarihinde Riyazü's salihin

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder